• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

RANDEVU TAKVİMİ
İLETİŞİM BİLGİLERİ
Adres:
Kenedy Caddesi Örnek Apt. No:35/7 Tunalı Hilmi / ANKARA

Telefon:
0(312) 417 38 38

Faks:
0(312) 417 70 75

Email:
info@adnancansever.com
GELEN E-POSTALAR
SİTE HARİTASI

ALKOLİZM

 ÖZET: Alkolün uygunsuz bir şekilde tüketilmesi sık karşılaşılan bir sorundur. Alkol kullanım sorunu yaşayan kişiler genellikle bu durumdan rahatsızlık duymazlar. Alkol kullanımından alkolizme geçiş genellikle uzun ve sinsi bir süreçtir. Alkolizm tedavi edilebilir bir rahatsızlık olmasına karşın, bilinçsiz yaklaşımlar sorunun çözülmesini zorlaştırır.

Kişinin devamlı ve kendisine zarar verecek ölçülerde alkollü içecek alması alkolizm olarak tanımlanabilir.

Alkol alarak kendini kaybetme tehlikenin en erken belirtisidir.

Giderek daha yüksek miktarda alkol alma isteği alkolizme gidişin işaretidir.

Maddi ve sosyal zararlarına rağmen alkol alımı devam ediyor ve alkol almadan yaşam sürdürülemiyorsa artık alkolizm gelişmiş demektir.

ALKOLİZMİN ERKEN İŞARETLERİ

Her gün alkol alınması

Planlanan sınırın aşılması

Alkolün içilmediği faaliyetlerden uzaklaşma

Uyarılara rağmen alkole bağlı sorunların fark ya da kabul edilmemesi

Aynı etkiyi yapması için daha fazla alkole gereksinim duyulması

ALKOLİZMİN İLERİ İŞARETLERİ

Uyku sorunları yaşanması

Sabahları sinirli, halsiz, terlemiş veya titreyerek uyanma 

Uyandıktan kısa bir süre sonra yeniden alkol alma

Başarısız bırakma girişimleri

ALKOLÜN ZARARLARI

         Sürekli ve uygunsuz miktarlarda alındığında alkol tüm sistemleri olumsuz etkiler. Bu etkiler zaman içerisinde yavaş geliştiği için genellikle fark edilmez.

Sindirim sistemi üstüne etkisi: Dilde enfeksiyon, yemek borusunda ve midede ülser, bağırsakta emilim bozukluğu, hemoroit, karaciğerde yağlanma, hepatit, siroz, pankreatit.

Sinir sitemine etkisi: Bellek bozuklukları, bunama, felç, travmaya bağlı kanama, epilepsi, koma, yürüme ve denge bozuklukları, sinir iltihaplanması.

Kan sistemine etkisi: Kansızlık, kanamaya yatkınlık.

Kalp-damar sitemine etkisi: Hipertansiyon, ritim bozuklukları, damar tıkanması, kalp yetmezliği.

Bağışıklık sistemine etkisi: Enfeksiyon ve kansere yatkınlık.

Beslenme üzerine etkisi: Besin değeri olmayan gereksiz kalori, vitamin emilimini bozma.

Cinsellik üzerine etkisi: Hormonal dengenin bozulmasına bağlı cinsel istek ve sertleşme sorunları.

Uyku üzerine etkisi: Uyku kalitesinin bozulması, düzensiz uyku, erken uyanma, canlı rüyalar, uyku apnesinin şiddetlenmesi.

Ruhsal etkiler: Depresyon ve anksiyete bozuklukları riski yüksektir. Alkol bağımlılığı en yüksek intihar riski içeren ruhsal bozukluklardan bir tanesidir.

NORMALDEN ANORMALE ALKOL KULLANIM DURUMLARI         

            Normal alkol alımının ne kadar sürede bağımlılığa dönüşeceği kişiden kişiye farklılık gösterir. Süre kısa bile olsa, eğer belirtiler bağımlılık ölçütlerini karşılıyor ise bağımlılıktan söz edilebilir.

Sosyal içicilik ya da akşamcılık: Güncel psikiyatrik sınıflandırma sistemlerinde sosyal içicilik ya da akşamcılık kavramları yer almamaktadır. Kişi seyrek olarak ya da sadece akşamları belirli bir miktar alkol alıyorsa, normal olabileceği gibi, alkolik olarak da kabul edilebilir. Sosyal içici ya da akşamcılar kötüye kullanım ölçütlerini karşılıyorlar ise, yani alkol kullanımına bağlı davranış bozuklukları, ilişki sorunları, yasal sorunlar ortaya çıkıyorsa alkol bağımlılığı kapsamında değerlendirilirler.

Dipsomani: Günlerce, aylarca hiç alkol almadan duran kişinin, bir anda çok miktarda alkol almaya başlaması ve bu durumun bir süre devam etmesidir. Atak öncesinde bir sıkıntı veya depresyon dönemi vardır. Daha sonra sürekli ve kontrol edilemeyen bir içme isteği ortaya çıkar. Hasta bir süre bu dürtüsünü kontrol etmeye çalışır ama atak sırasında alkol alımı genelde gün boyudur. Kişi alkol almaya hiç ara vermeyebilir. Atakların önlenmesi genelde güçtür. Kişiyi hastaneye yatırmak  gerekebilir.

Alkol kötüye kullanımı: Kişiye ve çevresine zarar vermesine rağmen alkol alımının sürdürülmesi durumudur. Alkol kullanımına bağlı olarak zaman zaman da olsa kişi işe gidemiyorsa, kişinin başarısı düşüyor, eğitimi aksıyorsa, ailesi ve çocuklarıyla çatışmalar çıkıyorsa, bedensel rahatsızlığa rağmen alkol almaya devam ediyorsa, alkol nedeniyle davranış bozuklukları ve yasal sorunlar ortaya çıkıyorsa alkol kötüye kullanımından söz edilebilir.

Bağımlılık: Aşağıdaki belirtilerden üçü var ise bağımlılık tanısı konur.

1. Giderek daha yüksek miktarda alkol alma (tolerans gelişmesi)

2. Alkol kesildiğinde ya da azaltıldığında yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması

3. Alkolü bırakma çabalarının sonuç vermemesi

4. Alkolü almak, kullanmak ya da bırakmak için çok zaman harcanması

5. Alkol kullanımı nedeni ile sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin bozulması

6.    Alkolün tasarlandığından daha uzun sürelerde ve yüksek miktarlarda alınması

7.  Fiziksel ya da ruhsal sorunların ortaya çıkmasına ya da artmasına rağmen alkol alımına devam edilmesi

Alkolizm

         Alkolizm aslında artık geçerliliğini yitirmiş olmasına rağmen kullanılmaya devam edilen bir tanımlamadır. Doğrusu alkol bağımlılığıdır. Alkolizm şiddetli bağımlılık durumlarını tanımlamak için kullanılabilir. Hafif de olsa, şiddetli de olsa, bağımlılık her zaman için önemli bir durumdur.

Alkol sorunları yaşayanlara yaklaşım tarzı

Alkolizm belirtileri gösterenleri tedaviye ikna etmek kolay olmayabilir. Bunun için aşağıdaki uyarıları dikkate almak yararlı olabilir.

Tedavi için cesaretlendirmek: Eğer bir tedavi kurumuna gitmek istemiyorsa, en azından danışmanlık için başvurması teşvik edilebilir. Hasta danışmanlık almak için gitmek istemese bile ailenin bu hizmeti alması bile bazen etkili olabilmektedir.

Tedavi önerileri ayık durumda iken yapılmalıdır: Cesaretlendirme konuşmaları hasta alkollü iken, sorun çıktığında ya da ayaküstü yapılmamalıdır. Sakin bir zamanda, mümkünse randevulaşarak, ciddi bir şekilde yapılırsa yararlı olma olasılığı yükselir.

Tedavi önerilerinin yinelenmesi: Hasta bunaltılmadan, sürekli eleştirilmeden, uygun zamanlarda kararlı bir şekilde yardım önerilerine devam edilmelidir.

Geniş destek: Yalnız konuşmanın yeterli olmadığı durumlarda hasta üzerine etkili olabilecek diğer kişilerin desteğine başvurulabilir. Bu toplu görüşmeler bunaltıcı olmayacak şekilde, zaman zaman tekrar edilebilir.

Gerçekçi yaklaşım: Tehdit içeren tedavi önerileri yerine istenmeyen bir davranışla karşılaşıldığında uygun tepki gösterilmelidir. Aynı şekilde, “bırakırsan şöyle olacak” şeklindeki vaatler yerine, olumlu davranış görülünce ödül verilmelidir.

Somut öneriler: Hastadan genel isteklerde bulunmak yerine, yapılması mümkün, somut öneriler getirilmelidir. Önerilerin yapılması kolay olanlardan başlaması çok önemlidir.

Tutarlılık: Sözel uyarılar uzun olmamalı ve davranışlar sözel uyarılarla uyumlu olmalıdır. Örneğin; alkol kullanmaması istenirken, alkol içilen ortamlara götürülmesi tutarsız bir davranış olacaktır. Uyarılar başarılı olmadığında aynı sözleri tekrarlamak yerine, sevginin kısıtlanması, harçlığın azaltılması, yetkilerin alınması gibi tutum ve davranış değişikliklerine başvurulmalıdır.

Zorla tedavi olmaz: Kişi kendisi istemedikçe alkolü bıraktırma şansı yoktur. Bu nedenle kişinin alkolü bırakma yönünde ikna edilmesi gerekir.

Normal yaşam: Hastayı ikna etmeye çalışırken, kendinizi koruyabilmelisiniz. Hastayı düzeltme çabalarınızın kendi işlevselliğinizi aksatacak derecede olması çabuk yorulmanıza neden olabilir. Bu durumda hem hasta destekten yoksun kalmış hem de başka birini daha olumsuz etkilemiş olur.

Desteğin sınırlarını ayarlamak: Hastaya yardım etme isteğinin sınırları iyi ayarlanmalıdır. Ailenin “ilgilenmezsek daha kötü olur” düşüncesiyle sınırsız destek sağlaması doğru değildir. Hastanın yerine getirmediği sorumluluklar üstlenilmemelidir. Hasta alkol nedeniyle bir yaptırımla karşı karşıya kalırsa cezasını çekmelidir. Desteğin dozunun ayarlanamaması yarar yerine zarar getirir.

Zorlama: Bağımlılığın geliştiği ama tedavi niyetinin olmadığı durumlarda hoşgörünün kalmadığını hissettirmek, olanakları ya da yetkilerini kısıtlamak gibi dolaylı baskı yöntemleri uygulanabilir. Buradan zor kullanarak tedaviye götürmenin yararlı olabileceği anlaşılmamalıdır.

Alkol bağımlılığının tedavisi

Alkolizm tedavi olabilen bir hastalıktır. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde alkolü bırakma oranı çok yüksektir. Tedavi sadece kişinin alkolü bırakmasını değil, sosyal yaşamına geri dönmesini ve yaşamını sağlıklı biçimde sürdürebilmesini de içerir.

Alkolizm tedavisi karmaşık bir durumdur. Bu nedenler profesyonel destek alınması tedavi olasılığını artırır.

1. Arındırma tedavisi: Özellikle ağır olgularda alkol birden bırakıldığında terleme, çarpıntı, titreme, uykusuzluk, bulantı, kaygı, huzursuzluk, algı bozuklukları, bayılma gibi alkol yoksunluğu belirtileri görülür. Bu belirtiler genellikle son alkol kullanımından saatler sonra ortaya çıkar. Olguların yaklaşık %10’nunda bu belirtiler yaşamsal risk oluşturacak şiddette olabilir. 7-10 gün sürebilen bu dönemde hastane tedavisi gerekli olabilir.

2. Erken iyileşme dönemi: Alkolizmde kişinin yaşamı, alışkınlıkları ve çevresi de bu doğrultuda değişmiş olduğundan, bunların yeniden düzenlenmesi gerekir. Bu evrede kişinin alkol almasını tetikleyecek etkenlerin tespit edilmesi ve düzeltilmesi amaçlanır.

Çeşitli ruhsal bozukluklarda alkol alma riski artmaktadır. Gizli kalmış olması olası ruhsal bozuklukların tespiti ve uygun tedavisi yine bu dönemde yapılır.

Alkol almadan geçirilen 6 aylık süre olumlu bir gelişme olarak kabul edilebilir ama alkolizmin her zaman tekrarlama riski mevcuttur. Bu nedenle kimi araştırıcılar alkol bağımlılığında ömür boyu tedavi gerektiğini ileri sürer. Bu sürekli doktora gitmek olarak algılanmamalıdır. Seyrek de olsa bir doktor ya da kurumun kontrolüne başvurmak ve olası bir şüphede kısa sürede tedbir almak için bir plana sahip olmak anlamında değerlendirilmelidir.

3. Gelişim dönemi: Tedavi sonrasında bir daha hiç alkol almamak şüphesiz herkesin ulaşmak istediği sonuçtur. Ancak alkol bağımlılığı zaman zaman tekrarların olduğu kronik bir hastalıktır.

Alkol bağımlıları düzeldikten sonra kontrollü şekilde alkol alabileceklerinin hayali ile yaşarlar. Bu genellikle imkânsızdır. Önce bir kez alkol alınır, sonra bu davranış tekrar eder ve hızla eski duruma dönülür. Kişinin tekrar alkol kullanmaya başlaması onun yeniden bırakamayacağını göstermez. Önemli olan erken müdahale etmektir. Tekrar durumlarında umutsuzluğa kapılmamalı ve kişi yeniden bırakabileceği konusunda cesaretlendirilmelidir.

Yeniden alkol almaya başlamanın nedenlerini bulmak önemlidir. Böylece bu risklere karşı yeni tedbirler alınır, her tekrardan bir şeyler öğrenilirse tedavinin amacına ulaşma şansı artar.

Alkol tedavisinde kullanılan ilaçlar

         Alkol bağımlılığı tedavisinde kullanılan değişik etkilere sahip ilaçlar bulunmaktadır. Alma isteğini azaltması umulan, yoksunluk belirtilerini düzelten, alkolizme eşlik eden ruhsal bozuklukları tedavi eden çeşitli ilaçlar kullanılabilir. Alkol alındığında parçalanmasını engelleyerek rahatsız edici belirtiler ortaya çıkmasına neden olan, böylece hastanın alkolden tiksinmesine yol açması beklenen ilaçlar da bulunmaktadır.

Alkolizm tedavisinde uygun ilaçların tedaviye çok katkısı olabilir ama ilaç tedavisi genellikle ilaç dışı tedavilerle birlikte uygulandığında yararlı olur.

Mart 2014

Ana Menü / Başa Dön


Yorumlar - Yorum Yaz