• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

RANDEVU TAKVİMİ
İLETİŞİM BİLGİLERİ
Adres:
Kenedy Caddesi Örnek Apt. No:35/7 Tunalı Hilmi / ANKARA

Telefon:
0(312) 417 38 38

Faks:
0(312) 417 70 75

Email:
info@adnancansever.com
GELEN E-POSTALAR
SİTE HARİTASI

ERGENLİK

ÖZET: Ergenlik, yaşamın ciddi değişimlerin olduğu normal bir dönemidir. Ani ve büyük değişiklikler bu dönemin sıkıntılı geçmesine neden olur. Birçok ruhsal bozukluğun başlaması ya da belirtilerinin ortaya çıkması da bu döneme denk gelir. Ortaya çıkan sıkıntıların erken teşhis edilmesi ve uygun girişimlerle düzeltilmesi, erişkin yaşamdaki huzurun sağlanması açısından önemlidir.

 

Ergenlik çocukluk ile yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir. Genellikle 12-19 yaşlarını kapsamasına rağmen, daha erken yaşlarda başlayabilir (9-12 yaş) ve sonlanması da sosyokültürel etkenlere bağlı olarak daha erken ya da geç olabilir.

         Fiziksel gelişim: Ergenlik döneminde ani ve hızlı fiziksel değişiklikler görülür. Boy uzar, kilo artar ve cinsiyete özgü gelişmeler olur. Hormonal nedenlere bağlı olarak yorgunluk ya da zaman zaman enerji artışı ortaya çıkabilir.       

         Zihinsel gelişim: Değişik seçenekleri akla getirme, soyut düşünce ve mizah yetileri gelişir. Ergenlikte birçok alana ilgi duyulur ancak çok azı sürekli bir uğraşa dönüşür. Dünyaya ve kendi bedenine ilgi artar ancak derslerde aksama olabilir. Akranlarla çalışma, deneyerek öğrenme tercih edilir. Ergenler sorumluluk almaktan hoşlanırlar ve onaylanmadıklarında cesaretlerini kolayca kaybederler.

Duygudurum: Ergenler kendilerini akranlarıyla kıyaslarlar ve acı çekerler. İçinden geçtikleri değişimlere hazırlıklı değillerse yoğun endişe yaşayabilirler. Duygudurumda değişkenlik ergenlerde görülen tipik özelliklerden birisidir. Mutluluktan sıkıntıya, aşırı bir özgüven duygusundan kaygılara beklenmedik geçişler görülebilir. Bunun nedeni ergenlikte görülen hormonal değişim olabileceği gibi, arkadaş çatışmaları, okul baskısı, duygusal ilişkiler gibi sosyal etkenler de olabilir. Bu ani ve hızlı değişiklikler ergende hassaslığa yol açar.

         Kimlik: Bireyler, ergenlikle birlikte giderek daha özgür davranmaya çalışırlar. Eleştirilerden rahatsız olurlar. Toplumdaki önemlerini araştırma gayretindedirler ve kendilerini akranlarıyla kıyaslarlar. Bu dönemde akran ilişkileri aile ilişkilerinin önüne geçebilir ve ergenler değişik akran gruplarıyla iletişim kurabilir. Evde odalarına kapanırlar, toplumda aileleri ile görünmekten kaçınırlar. Başkalarının gözünden dünyaya bakma yetileri henüz tam gelişmediğinden, kendi ihtiyaçlarını hep ön planda tutarlar. Kuralları test eder, otoriteyi zorlar ve tepkileri gözlerler. Bu davranışların hepsi otonomilerini kazanma çabasıdır. Bu çaba tehlikleri davranışlara yönelmelerine neden olabilir. Araç ve spor kazaları bu yaşlarda sıktır.

         Ahlaki değerler: Haksızlıklara, hayvan haklarına ve çevreye duyarlılıkları artabilir. Erişkinlerin ahlaki değerlerini kabullenmek yerine kendi değerlerini geliştirmeye başlarlar, model aldıkları erişkinleri dikkatle dinlerler, erişkinlerin çelişkilerini bulma konusunda ilgilidirler.

 

Ergenlerde sık gözlenen sorunlar

         Danranış sorunları: Kuralları sorgulama ve kurallara karşı çıkma ergenlik döneminin temel özelliklerindendir. Bu aslında ergenin özerkliğini test etme isteğinden kaynaklanmaktadır. Bu istek riskli davranışlara yönelmeye neden olabilir.

Ergenlerin kendi yaşamlarını kontrol etmek istemesi, ailenin ise kural koyma çabasında olması çatışma doğurabilir. Aşırı katı ya da çok özgür bırakan ailelerde davranış sorunlarının ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Kısıtlayıcı olmak yerine, rehberlik etmek ergenin riskli davranışlara yönelme olasılığını azaltacaktır. Ailenin beklentilerini açıkça ortaya koyan, sınırları iyi çizen, otoriter ama katı olmayan yaklaşımları ergen bireylerle ilişkilerinde daha olumlu sonuçlar verir.

Madde kullanımı: Davranış kontrolü, kimlik duygusu, duygulanım, ilişkiler, akademik performans gibi konular düşünüldüğünde ergenlik sıkıntılı bir dönemdir. Aile ya da büyüklerin uygun rehberliği bu dönemin daha rahat geçmesini sağlayabilir. Çevresel koşulların uygun olmadığı durumlarda ergen sıkıntısını kendi başına çözmenin yollarını arayacaktır. Bu amaca yönelik en kolay yöntemlerden birisi de ne yazık ki madde kullanımıdır. Benlik saygısı düşük, depresyonda olan, anne babası bağımlı olan, madde kullananlarla arkadaşlık eden, büyüklerin kontrolünde olmayan toplantılara katılabilen ergenlerde madde kullanım riski daha yüksektir.

         Cinsel sorunlar: Cinsiyeti belirleyen özelliklerin şekillenmesi ergenlerin cinsel ilgilerinin artmasına neden olur. Ergen bir şekilde cinsel konularda bilgi sahibi olacaktır. Bu dönemde gerçekçi bilgilendirme ve rehberlik olası birçok cinsel sorunu önleyecektir. Erken ve rastgele cinsel ilişkiler, cinsel temasla bulaşan hastalıklar, hamilelik, kürtaj, taciz bu dönemin en önemli cinsel sorunlarıdır.

         Akran baskısı: Ergenler arkadaş ilişkileri sayesinde spora yönelebilir, düzenli ders çalışma gibi alışkanlıklar kazanılabilirler. Bazen de tam tersi durumlar ortaya çıkar. Akranların sözlü tacizleri, fiziksel saldırıları ya da duygusal zorlamaları akran baskısı olarak değerlendirilir. Rahatsız eden kişi genellikle daha güçlüdür ya da baskın bir karakterdir. Bazen de grupça baskı oluşturulur. Bu baskı ergenin yaşama bakış, giyim, müzik gibi zevklerini değiştirmeye çalışma, bunlarla alay etme ya da madde kullanımına zorlama şeklinde olabilir.

Akran baskısı olmasa da, ergenin dışlanacağı ya da alay edileceği endişesinde bir aşırılık olması ergeni istenmedik davranışlara yöneltebilir.

Akran baskısı çok yaygın bir sorundur ve baskı gören çocuklarda okula gitmeye isteksizlik, depresyon, anksiyete, düşük benlik saygısı ve intihar düşüncesi olasılığı daha yüksek olmaktadır. Baskı yapan çocukların da gelecekte başarısız oldukları, arkadaşsız kaldıkları ve suça karıştıkları bilinmektedir.

         Okul sorunları:  Özerklik isteğiyle şekillenen kural tanımaz yapı, aile çatışmaları ya da ruhsal bozukluklar okul sorunlarına yol açabilir. Öğretmen, arkadaş ya da bir aktivite korkusu da tetikleyici olabilir. Okul korkusu yaşayan çocuklarda genellikle mide ağrısı gibi çeşitli bedensel belirtiler dile getirilir ve okula gitmekten kaçınma davranışı ortaya çıkar.

                Stres ve depresyon:  Ergenlerde özellikle dış etkenlerin tetiklediği depresyon olasılığı yüksektir. Duygusal ayrılıklar, aile ve kardeş çatışmaları, ailenin maddi ya da hastalık sorunları, okul ve arkadaş problemleri bu dönemde sıktır ve depresyona neden olabilir.

         Her şeye sinirlenme, bağırıp çağırma, davranış bozuklukları, hiçbir şeyi beğenmeme, hemen ağlamaklı olma, umutsuzluk, ilgi kaybı, aşırı kaygı, yeme bozuklukları, gece uyanmaları, ağrılar, yorgunluk, pasif direnişlerde bulunma, içe dönüklük, ölümle ilgili düşünceler, alkol ve sigara kullanımı ergen depresyonunun belirtisi olabilir.

Teknoloji ve oyun bağımlılığı: Cep telefonu, internet ve bilgisayar oyunlarına aşırı düşkünlük günümüz ergenlerinde önemli bir sorun haline gelmiştir. Bu aşırılığın birçok olumsuz etkisi vardır. Şiddet içeren oyunlara olan düşkünlüğün gerçek yaşamda çoğu davranış bozukluğu ile ilişkili olabileceği bildirilmektedir. Erken yaşlardan itibaren ailenin kontrolcü davranması yararlı olabilir.

Dövme ve piercing: Her kuşağın kendine özgü tuhaf saplantıları vardır. Ergenlere örnek oluşturan birçok kişi dövme ve piercing yaptırmakta; ergenler de bunu taklit etmektedir. Alerji ve enfeksiyon gibi olası zararlarının, geri dönüşümü zor bir uygulama olduğunun ve kariyerini etkileyebileceğinin erken yaşlarda açıklanması yararlı olabilir.

Taciz: İstek dışı cinsel ilişkiye zorlanma taciz olarak nitelendirilir. Ergenlikte tacize uğrama olasılığı ne yazık ki yüksektir. Potansiyel riskli ortamlar ve kişiler karşısında nasıl davranılacağının öğretilmesi yararlı olabilir.

 

Ergenlikte sık görülen ruhsal bozukluklar nelerdir?

         Depresyon: Mutsuzluk, zevk almama, sosyal çekilme, ağlama, çabuk sinirlenme gibi belirtileri vardır.

         Bipolar Bozukluk: Çökkünlük ve bazen de aşırı mutluluk dönemlerinin olduğu bir ruhsal bozukluktur.

            Yaygın anksiyete bozukluğu: Günlük olağan olaylar karşısında aşırı endişe duyma halidir.

Sosyal fobi: Toplumsal etkinliklere karşı bir çekingenlik ve toplum önünde yoğun sıkıntı yaşama temel belirtisidir.

            Basit fobiler: Hayvanlardan, açık alanda ya da yüksek yerlerde bulunmak gibi durumlardan, kan görmekten aşırı korkma durumudur.

            Vücut dismorfik bozukluğu: Görünümle ilgili hayali bir kusur olduğu düşüncesinde aşırılık olması durumudur.

         Obsesif-kompulsif bozukluk: Takıntı (obsesyon) ve bu takıntıların verdiği rahatsızlıktan kurtulmak için gerçekleştirilen eylemlerle (kompulsiyon) karakterize bir bozukluktur.

Madde kullanımı: Yasal ya da yasadışı çeşitli maddelerin uygunsuz şekilde kullanılmasıdır.

            Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu: Hiperaktivite, dikkat sorunları ve sonunu düşünmeden hareket etme gibi belirtilerle karakterize bir bozukluktur.

            Gelişim gerilikleri: Çocukluktan itibaren motor ve mental gelişimin yaşıtlardan geride olma halidir.

         Psikotik bozukluk: Duygu, düşünce ve davranışlarda önemli bozulmalrın olduğu, genellikle ergenlikte başlayan bir ruhsal bozukluktur.

 

Aileye öneriler

                Ergenle sağlıklı bir diyalog içinde olmak önemlidir. Yardım istemesinin yolu açık tutulmalıdır.  Konuşmak istediğinde, televizyon ya da gazete okuma gibi uğraşlar sonlandırılarak, tüm dikkat ona verilmelidir.

                Ergenin ne demek istediğini tam olarak anlamaya çalışmalıdır.

                Ciddiyet ve nezaketle konuşmak gerekir.

                Yargılamadan, davranışının nedenlerini anlamaya çalışmak gerekir.

                Saçma bile olsa soruları ve davranışlarıyla alay edilmemelidir.

                Ergenin seçtiği faaliyetlerde birlikte olmaya çalışılmalıdır.

                Sık sık uygun uyarılarda bulunulabilir ama çoğunlukla olumlu bildirimler yöneltilmelidir.

                Utandıracak eleştirilerden çok, yapıcı eleştirilerde bulunulmalıdır.

Her gün cesaretlendirici birkaç söz söylenmelidir.

                Hatalara ceza verme yerine olumlu yönleri ödüllendirme tercih edilmelidir, övgüde cömert davranmalıdır.

Ergen aile kararlarına dahil edilmelidir. Fikirlerinden etkilenildiği hissettirilmelidir.

Doğru kararın nasıl verileceği öğretilmeli,  verdiği doğru kararlar vurgulanmalıdır.

        Hata yapmasına izin verilmelidir. Aşırı korumak gelişimini engeller.

        Aile ve toplum için önemli kurallar uygun zaman ve aralıklarla hatırlatılmalıdır.

        Başkalarının etkisinde kalmaması için kendine güveni pekiştirilmelidir.

        Kendine ait bir odası olması sağlanmalı, her şeyi istediğiniz şekilde yapması için zorlanmamalıdır.

        Nasihat etmekten çok onu dinleyerek etkilendiği şeyler bulunmalıdır.

        Disiplinli davranılmalı, olumsuz davranışlarının sonuçları olabileceğini öğretilmelidir.

 

Ergene öneriler

         Annen, baban düşmanın değildir.

         Fikirlerini paylaşmalısın ki seni anlayabilsinler.

         Sorumluluklarını yerine getirmelisin ki daha özgür olasın.

         Eleştirileri gelişerek yanıtlamalısın.

Kendi ailene karşı da arkadaşlarının ailesine olduğun gibi saygılı ve düşünceli olmalısın.

 

Önemli İpuçları

  • Ergenlikte bazı sıkıntılar yaşanması her zaman bir anormalliğe işaret etmez.
  • Sıkıntının yoğun olduğu durumları “normal” olarak değerlendirmek de hatalı olabilir.
  • Akranlarından uzaklaşan, sosyal uğraşlarda isteksiz ya da başarısız olan ergenler destek almalıdır.

Nisan 2014


Yorumlar - Yorum Yaz