• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

RANDEVU TAKVİMİ
İLETİŞİM BİLGİLERİ
Adres:
Kenedy Caddesi Örnek Apt. No:35/7 Tunalı Hilmi / ANKARA

Telefon:
0(312) 417 38 38

Faks:
0(312) 417 70 75

Email:
info@adnancansever.com
GELEN E-POSTALAR
SİTE HARİTASI

BAYILMALAR

ÖZET: Bayılma özellikle bizim toplumumuzda sık karşılaşılan bir belirtidir. Ne yazık ki, bayılan hastaların çoğuna yanlış tanı konmaktadır. Epilepsi hastaları konversiyon, konversiyon hastaları epilepsi diye tedavi edilmektedir. Yanlış tanı yüksek maddi kayıplara, hastalığın kronikleşmesine ve hastaların topluma yük olmasına neden olmaktadır.

Tanım: Bayılma; beyne giden kan akışının azalması ya da beyin hücreleri arasındaki iletişimin bozulması sonucu kısa süreli ve geçici bilinç kaybı olarak tanımlanabilir. Hastalık olmaktan çok bir belirtidir, birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Tansiyon düşüklüğüne bağlı bayılmalar: Yorgunluk, açlık, kalp hastalıkları, sıvı kaybı, kanama, ilaç yan etkisi, zehirlenme gibi nedenlerden dolayı kan basıncının düşmesiyle oluşan bayılmalardır. Bu tür bayılmalar genellikle ayaktayken ya da birden ayağa kalkılınca ortaya çıkar; kişi aniden yere düşer. Bayılma öncesinde genellikle soğuk terleme ve solgunluk vardır ancak ön belirtiler genellikle tedbir alınamayacak kadar kısa sürede ortaya çıkar. Kişinin bilinçsiz ve ani düşmesine bağlı yaralanmalar oluşabilir. Tehlikeli bir yaralanma olmamışsa ve kan basıncının geçici düşmesi dışında önemli bir neden yoksa hastanın sırtüstü yatırılarak ayaklarının kaldırılması beyne giden kan akımı artıracağından, hastada kısa sürede düzelme görülür.

Epileptik bayılmalar:  Elektrik yüklü kabloların kısa devre yapmasına benzer bir şekilde, beyin hücreleri arasındaki iletişimin aniden bozulmasıyla oluşur. Bilinç kaybolur. Etkilenen beyin hücrelerinin uyardığı kaslarda kasılmalar meydana gelir. Travmatik, metabolik birçok nedenin tetiklemesiyle ya da tespit edilemeyen nedenler yüzünden epileptik bayılmalar oluşabilir.

Epilepsinin farklı klinik görünümler veren değişik tipleri vardır. Sık görülen bir tipininde, her hangi bir anda, otururken, araba kullanırken, uyurken, yüzerken, ani bir bilinç kaybı oluşur. Hafif bir çığlık sesi duyulabilir. Kişi ayaktaysa düşer, ağzında yiyecek varsa nefes borusuna kaçabilir, yüzüyorsa boğulabilir, mesanesi doluysa idrar kaçırabilir.

Bilinç kaybını izleyen saniyelerde tüm beden kaslarında kısa süreli şiddetli bir kasılma oluşur. Bu kasılma döneminde hastanın yumrukları sıkılmış, göz kapakları ve ağzı sıkıca kapalı vaziyettedir, dil dişler arasına sıkışabilir ve açmak mümkün olmaz. Birkaç saniye sürer.

Daha sonra kas grupları ritimli bir şekilde kasılıp gevşer (tonik-klonik kasılmalar). Göz kapakları ve ağız açılıp kapanır, tüm beden kasları kasılıp gevşer. Vücudu sıkıca bantlanmış bir kişinin yerde şiddetli ve güçlü bir şekilde çırpınmasına benzer bir görüntü oluşur. Bu dönem de genellikle bir dakikadan az sürer. Nefes alınamadığından morarma olur.

Kasılmalar bittikten birkaç saniye sonra, hasta hırıltılı ve kuvvetli şekilde ilk nefesini alır ve solunum kısa sürede normale döner. Ağız tükürükle dolu olduğu için salya akması ve yutkunmalar görülebilir. Bilinç tam olarak yerine gelmemiştir, hasta şaşkındır, ayağa kalkmaya çalışabilir, sendeler. Üstünü başını çekiştirme, sarılmaya çalışma gibi anlamsız hareketler görülür. Bu süre yaklaşık birkaç dakikadır.

Şaşkınlık dakikalar içerisinde normale dönmeye başlar ve genellikle hastanın uykuya dalmasıyla sonlanır. Nöbetin ardından genellikle yorgunluk ve kas ağrıları görülür. Bunun dışında çene ve omuz çıkıkları, yaralanmaya bağlı belirtiler, solunum borusuna yiyecek, tükürük vs. kaçmışsa öksürük görülebilir. Bu tablonun bilinmesi önemlidir çünkü psikiyatrik bozukluklarda görülen bayılmalar ile epileptik bayılmalar çok karıştırılır.

 

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARDA GÖRÜLEN BAYILMALAR

Konversiyon: Konversiyon psikolojik bir savunma mekanizmasıdır. Güçlü bilinç dışı çatışmaların, bedensel bir belirti şekline dönüştürülmesi anlamında kullanılır. Böylece bilinçdışı çatışmanın şiddeti azaltılmış olur. Bedensel bir belirti şeklinde somutlaşan bilinçdışı çatışma ile uğraşmak daha kolay olacaktır. Psikojenik felçler, görmeme, işitme konversiyon bozukluğu başlığı altında toplanmıştır. Psikojenik bayılmalar da konversiyonun bir diğer tipini oluşturur.

Konversif bayılmalar hemen her yaşta görülebilirse de, genellikle genç yaşlarda, eğitim ve sosyoekonomik düzeyi düşük kesimlerde daha sıktır. Büyük oranda psikolojik bir örselenme ile ilişkilendirilir. Epilepsiden ayırt edilmesi zor olabilir.

Psikolojik bir sorunla karşılaşıldığında aniden bilinç kaybına benzer bir durum ortaya çıkar, hasta düşer ve epilepsiye benzer kasılmalar görülür. Gerçek bir bilinç kaybı yoktur.

Epileptik bayılmanın ne zaman ve nerede geleceği belli değildir. Konversif bayılmalar genellikle üzücü bir olay karşısında ve birilerinin yanında ortaya çıkar. Kronik olgular da bir neden olmasa da sık sık konversif bayılma görülebilir. Yıllardır günde birkaç kez bayılan hastalar vardır.

Epileptik bayılmalarda bilinç kaybı olduğu için, idrar kaçırma, düşmeye bağlı yaralanmalar, kırıklar gibi ciddi sonuçlar görülür. Konversif bayılmalarda gerçek bilinç kaybı yoktur, hasta konuşulanları duyduğundan söz edebilir. Genellikle yumuşak düşüşler şeklindedir ve bedende kalıcı iz bırakmaz.

Epilepside bilinç kaybı ve kasılmalar 1-2 dakikada olup biter. Kasılma nöbeti sonrasında bir süre şaşkınlık olur ve hasta genellikle uykuya dalar. Bunun tek istisnası çok nadiren ortaya çıkan “status epileptikus” tablosudur. Bu durumda kasılma dönemi çok uzun sürer, yaşamsal öneme haizdir ve yoğun bakım tedavisi gerektirir. Konversif bayılmalarda kasılma dönemleri 1-2 dakikadan çok daha uzun sürer. Sonrasında hasta genellikle ağlayarak kendine gelir ve rahatladığını ifade edebilir.

Epileptik bayılamalarda kasılma döneminin hemen sonrasında patolojik refleksler ortaya çıkar. Konversif bayılmalarda patolojik refleks olmaz. Patolojik refleks görülüp görülmediğini ancak bir tıp doktoru ayırt edebilir.

Konversif bayılma bilerek oluşturulmaz. Hastanın bayılarak bir kazanç sağlama amacı yoktur. Bilinçdışı işleyen bir savunma mekanizması ile ortaya çıkmaktadır.

Temaruz: Kişinin sorumluluktan kurtulmak, dersten kaçmak, rapor almak gibi somut bir kazanç için, bilerek bir hastalık tablosunu taklit etmesidir. Her türlü hastalık taklit edilebilir. Bayılma en sık taklit edilen belirtilerdendir. Bazıları gerçekmişçesine profesyonel davranabilir. Bir kazanç amacı olması ve bilerek oluşturulmasıyla konversiyondan ayrılır.

Yapay bozukluk: İstemli olarak hastalıkların taklit edilmesi yönüyle temaruza benzer. Temaruzda bir kazanç amacı var iken yapay bozuklukta bir kazanç amacı yoktur. Hastalık taklit edilmesinin tek amacı dikkat ve ilgi çekmektir. Her türlü ruhsal ya da tıbbi hastalık taklit edilebileceği gibi bayılma şeklinde klinik görünüm de ortaya çıkabilir.

 

Bayılmaların psikolojik kökenli olabileceğinin ipuçları nelerdir?

  1. Defalarca bayılma olduğu halde bedende düşme ve çarpmaya bağlı yaralanma belirtilerinin olmaması,
  2. En azından ilk bayılmalar öncesinde psikolojik etkenlerin bulunması.
  3. Hastanın tam bir bilinç kaybı tanımlayamaması, nöbet esnasında konuşamadığını ancak sesleri duyduğunu söylemesi,
  4. Bayılmaların yalnızca hastanın yanında birileri varken görülmesi; süre, oluş şekli ve sonrası itibariyle epilepsiden farklı olması,
  5. Epileptik bayılmaya neden olabilecek herhangi bir nedenin bulunamamış olması; laboratuvar tetkiklerin, kafa içi görüntüleme sonuçlarının, EEG tetkikinin normal olması.
  6. Antiepileptik ilaç tedavilerine rağmen klinik yarar sağlanmamış olması.

Psikojenik bayılmaların epilepsiden ayırt edilmesini sağlayacak kolay bir yöntem bulunmamaktadır. En önemli araç EEG gibi görülse de, EEG normal olduğu halde epilepsi olabileceği gibi, EEG anormal olsa bile psikojenik bayılma olma olasılığı da mevcuttur. Hemen bayılma sonrası EEG çekilmesi ayırt edici olabilir ama bu hastane şartlarında bile gerçekleştirilmesi kolay bir yöntem değildir.

Aynı kişide psikojenik bayılma ve epilepsinin bir arada bulunma olasılığı meseleyi daha da karmaşık hale getirmektedir.

 

Doğru tanı ve tedavi için ailenin yapması gerekenler nelerdir?

  1. Nöbetlerin ne zaman olduğu, nasıl başladığı, ne kadar sürdüğü, nasıl sonlandığı dikkatlice gözlenmeli ve mümkünse yazılmalıdır. Çevredekilerin ilk nöbetlerde bunu başarması mümkün olmayabilir ancak gerek epilepsi gerekse psikojenik bayılmalar tekrarladığı için zamanla bu kolay bir eylem haline gelir.
  2. Günümüz koşullarında her evde ya da çoğu cep telefonunda kamera bulunmaktadır. Mümkünse birkaç nöbet kaydedilmeli ve doktorla paylaşılmalıdır.
  3. Tedavi mutlaka tıp bilimi çerçevesinde aranmalıdır. Bayılmaların çaresi nöroloji (epilepsi), psikiyatri (psikojenik bayılmalar) ve dahiliye-kardiolojide aranırsa, hemen tamamına çözüm bulunabilir. Tıp dışı çözüm arayışları bazı psikojenik bayılma tiplerinde kısa sürede fayda gösteren kolay bir çözüm gibi dursa da, meselenin daha da karmaşık hale gelmesine ve uygun tedavinin gecikmesine neden olmaktan başka bir işe yaramaz.
  4. Epileptik de olsa, psikojenik de olsa, düzenli tedavi gereği unutulmamalıdır. Her iki bayılma türünde de kısa sürede sonuç alınabilir. Sonuç alınmayan olgularda doktorunuzun tanıyı gözden geçirmesi, gerekirse meslektaşlarından görüş alması ve daha etkili tedavi yöntemleri devreye sokması beklenir. Uzun süre tedaviye rağmen sonuç alınamıyor ve doktorunuz bunu size açıklayamıyor ise farklı görüşlere başvurmak gerekebilir. Ancak bu doktordan doktora gezmek olarak anlaşılmamalı, tam tersi bir doktora bağlanmanın daha yararlı olduğu unutulmamalıdır. Sadece sonuç alınamayan ve bu durumun tıbbi açıdan mantıklı bir açıklamasının yapılamadığı durumlarda başka bir doktora görünmekte fayda vardır.

 

 

 

Olgu 1: 35 yaşında, erkek, ilkokul mezunu, evli. Son iki yıldır özellikle iş ortamında görülen bayılmalar tanımlıyor. Aile çatışmaları olduğunu, iş ortamında koşulların zor olduğunu ifade ediyor. Patronu tarafından, bunaldığı için bayıldığı düşünülerek psikiyatriste yollandığı ve ilaç tedavisine başlandığı anlaşılıyor. Tedaviden yarar görmeyince nörolojik açıdan incelenmiş, beyin tomografisi ve EEG normal bulunmuş. İlaç değiştirilerek kontrole çağırılmış. Her defasında başka bir doktorla karşılaşmış ve benzer tedaviler uygulanmış. Bayılmaları düzelmediği için hafif işlerde görevlendirilmiş.

Hastanın bayılma öyküsü dikkatlice değerlendirildi, epilepsi olabileceği yönünde veriler mevcuttu. Psikiyatrik ilaçları usulüne uygun olarak kesildi. Bayılma olursa bayılmayı gören kişiyle kontrole gelmesi ve mümkünse bayılmanın kaydedilmesi önerildi. Kontrol muayenesinde bulgular epilepsi yönünde idi ve hastanın nörolog kontrolünde uygun tedavi alması sağlandı. Bayılmalar sona erdiği tarafıma iletildi. (epilepsi olduğu halde konversiyon tedavisi gören hasta)

 

OLGU 2: Lise son sınıf öğrencisi, erkek. Ailesine çok düşkün olduğu, ancak koşullar gereği yatılı okumak zorunda kaldığı, buna rağmen başarılı bir öğrenci olduğu anlaşılıyor. 2 yıl öncesinden itibaren bayılmalarının başladığı ve giderek arttığı ifade ediliyor. Defalarca okuldan ambulansla hastaneye götürüldüğü, hastanın bu durumdan çok utandığı, okul başarısının düştüğü, epilepsi tanısı ile ilaçlar başlandığı ancak bayılmalarının düzelmediği anlaşılıyor. Daha güçlü epileptik tedavilere ve yoğun bakımda kontrol edilmesine rağmen düzelme olmayınca başka bir doktora yönlendirildiği ifade ediliyor.

Epilepsi konusunda deneyimli bir nörologun isteği üzerine hastayı değerlendirdiğimde, bayılmalarının konversiyon bozukluğu ile uyumlu olduğu kanaatine vardım. Epilepsi ilaçları nörolog tarafından azaltılarak kesildi. Hastanın psikiyatrik tedaviye tepkili olmasından dolayı, başlangıçta sağlıklı bir hasta hekim ilişkisi kurulmasına ağırlık verdim. Aile ile yakın işbirliği içerisinde, bir takım davranışçı önerilerde bulundum. Birkaç görüşme sonrasında bayılmalar sona erdi. (konversiyon olduğu halde epilepsi tedavisi gören hasta)

OLGU 3: 24 yaşında, erkek, ilkokul mezunu, 3 aylık asker. Bayılma şikayeti ile başvurdu. Çocukluktan itibaren mental gelişiminin yaşıtlarına oranla kısmen geri kaldığı, ilkokulu destekle bitirdiği, bir meslek edinemediği, sıkıntılı durumlarda bayıldığı ama hiç tedaviye götürülmediği, askere geldikten sonra bayılmalarının arttığı bu nedenle önemli görevler verilemediği anlaşılmakta. Refakat eden arkadaşları numara yaptığını ifade ediyor. (mental retardasyon + konversiyon bozukluğu).

OLGU 4: 22 yaşında, erkek, bekar, lise mezunu, 6 aylık asker. Bayıldığı ve kafasını çarptığı için acil servise getirildiği, nöroloji kliniğinde yatırılarak gözlendiği ve tetkiklerinde bir anormallik bulunmadığı yattığı süre içerisinde bayılması olmadığı anlaşılıyor. Taburcu edildikten sonra da bayılmalarının sürdüğü, birkaç kez tuvalette baygın ve kötü bir vaziyette bulunması üzerinde yeniden yatırıldığı nöroloji kliniğinde 2 nöbetinin gözlendiği ve bunların epileptik olmadığına karar verildiği belirtiliyor. Psikiyatri servisinde de birkaç kez bayılma nöbetleri gözlendi. Bir nöbet sonrasında burnunda ve yüzünde kanama, bir diğer nöbetinde idrar kaçırma olduğu görüldü ama diğer bulgular epilepsi ile uyumlu değildi. Daha sonra yapılan görüşmelerde, kişinin askerlikten kurtulmak için epilepsi taklidi yaptığı anlaşıldı. (epilepsiyi taklit ederek askerlikten kurtulmak isteyen temaruz olgusu).

Mart 2014

Ana Menü / Başa Dön


Yorumlar - Yorum Yaz